Çağrı: Avrupa Merkez Bankasının açılışına adanmış 18 Mart 2015 tarihindeki Gala gecesine karşı uluslararası gösteriler. Gala gecesini ele geçirelim.

B3DMwo2IUAAc6nu

Dieser Post ist auch verfügbar auf: İngilizce, Almanca, Danca, Hollandaca, Fransızca, İtalyanca, Rusça, İspanyolca, Azerbaijani, Çekçe, Yunanca, Kürtçe, Polonyaca, Portekizce, Brezilya, Sloven dili, İsveççe


Avrupa Merkez Bankası (AMB) 15 Mart 2015 tarihinde Frankfurt’ta Merkez karargâhının açılış törenini yapmak niyetindedir. Kaleye benzeyen, devreleme hasarla ve hemen hendekleri ile kaplanan, çift kule şeklinde ve 185 metre yüksekliğinde olan bu binanın inşaatına inanılmaz miktarda – 1,3 milyar avro para harcandı.
İnsanı ürküten bu hakimiyet mimarisi mali-siyasi elitler ile halk arasındaki mesafenin çok güzel sembolü demektir.


Ofisler ve işçiler artık yeni binaya taşınmaya başladılar. Fakat Avrupa’nın bazı devlet ve hükümet görevlilerinin, keza Avrupa mali oligarşisi temsilcilerinin katılacağı açılış töreni çarşamba gününe – Mart ayının 18’i olarak belirlendi.


Fakat sert ekonomi ve fakirleştirme siyaseti yürütülürken tatil yapmak hiç uygun değil!
Buna göre de Avrupa’nın her köşesinden olan binlerce öfkeli insan ve yenilmez aktivistler AMB çevresindeki yolları ablukaya alacak ve iktidarın ve sermayenin bu bayramını Paris Komününün 144. yıldönümü dolayısıyla yarım bırakacaklar. Biz onların bu Gala gecesini işgal edeceğiz. Bu tedbiri Avrupa’nın kriz politikasına ve bu politikanın Kıtanın özellikle güneyinde yaşayan insanlardan dolayı felaket demek olan sonuçlarına karşı uluslararası
direniş aktına dönüştüreceğiz.

AMB insafsız bütçe kısıtlamaları, işsizliğin artmasına ve Yunanistan’da ve Avrupa Birliği’nin diğer ülkelerinde sağlık sisteminin çöküşünden sorumlu ünlü “üzgün üçlü” olayında önemli rol oynuyor. AMB Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi ile birlikte sert ekonomik önlemlerin, özelleştirmenin uygulamasına her yönüyle yardım göstermiştir. Onlar insanların sosyal haklarının yok edilmesini tamamlamak için hatta meşru seçilmiş hükümetleri de hiç tereddüt etmeden şantaj ediyorlardı.
Kriz derinleştikçe Avrupa Birliği hiçbir demokratik yüzü olmayan daha otoriter rejime dönüşüyordu.


Bunlara kanlı sınır denetimi ve dış politikanın giderek militarlaşması faktörü de eklenmelidir. Onlar bizi temsil etmeyi artık başarmıyorlar, hatta bunu daha istemiyorlar. Hakim elitlerin bize daha teklif edeceği hiçbir değerli fikri, düşüncesi kalmamış. Fakat hayatın tüm güç-bucağından yeni güçler ortaya çıkıyor. Bizim görevimiz dayanışmanın ve gerçek demokrasinin “aşağıdan” takviye edilmesidir. Onlar demokrasisiz kapitalizm istiyorlar. Biz ise kapitalizmsiz demokrasi istiyoruz!

Aynı zamanda biz gittikçe artan ırkçılığın ve aşırı sağcı hareketlerin yükselişinin tehlikeli sonuçları – kapitalizm krizinin bu çirkin ürünleri konusunda da iyi bilgilenmeliyiz. Onların niyeti Avrupa’nın çevresindeki ve içindeki sınırları kuvvetlendirmekse, bizim amacımız bunun aksini yapmaktır. Biz Avrupa kalesinin duvarlarını yıkmak istiyoruz.

Doğru, onlar Avronun kurtarılması, veya ayrı ayrı üye devletlerin ücret ödemek meselelerinin çözümü için olağanüstü oturumlarla daha o kadar da sık sık toplanmıyorlar. Fakat bu, o demek değildir ki, kriz tamamen geçmiştir. Şok tedavisi dönemi bazı ülkelerden dolayı hala asla bitmedi. Bu nedenle bu ülkelerde yeni sert ekonomik önlemler alınmaktadır. Diğer ülkelerde ise belirsizliğin ve yoksulluğun yeni normaları ile karşılaşıyoruz.

İstenilen durumdan artık belli oluyor ki, kriz döneminde yürütülen siyasetin hiç de geçici olmadığıdır. Bu siyaset devlet ve tüm Avrupa kurumlarının temeline başarıyla yerleştirilmiştir. Bu da yeni aşamaya – aşırı sınırlandırılmış sosyal haklar modeline giden yolu açtı. Fakat biz bu modele uygun olacak alışkanlıkları reddediyoruz!

Almanya bu ekonomik politikanın arkasında duran önemli ve önde gelen güçlerinden birisidir. Bu ülke bir anlamda Avrupa’nın vahşi kriz rejiminin kalbi ve fırtınanın nispeten sakin merkezidir. Fakat sosyal hakların kısıtlanması, gittikçe derinleşmekte olan eşitsizlik ve artmakta olan yoksulluk halleri Almanya’da da var. Almanya’da yaşayan insanların, onurlu yaşam, ayrıca köken, cinsiyet ve milliyetine bakılmaksızın tüm insanlardan dolayı, eşit haklar ve gerçek demokrasi uğrunda çıkış yapması için hayli sebepleri var.

Avrupa Merkez Bankası Frankfurt ofisinin açılışına adanmış Gala geceye karşı gösteriler, diğer ülkelerden gelen aktivistlerle dayanışma içinde olunduğuna dair, net bir sinyal göndermek için, mükemmel bir fırsat olacaktır.

Bu nedenlerden dolayı, sizleri, Frankfurt’taki 18 Mart geniş uluslararası katılımlı eylemlerde yer almaya çağırıyoruz. Aynı gün sadece doğrudan martın 18’ne kitlesel itaatsizlik eylemi değil hem de çeşitli gösteriler, ablukaya almalar, ayrıca doğrudan eylemlerin diğer şekilleri de olacak. 2012 ve 2013 yıllarındaki “Bloccupy günleri” sadece bir başlangıçtı. Direniş ve protestolar Frankfurt’a dönecektir. Kendisi de miktar açısından da, kararlılık açısından da daha güçlü şekilde, hiç olmadığı kadar güçlü şekilde dönecektir!


Biz kimiz?


Biz çeşitli Avrupa ülkelerinden olan farklı toplumsal hareketlerin eylemcileriyiz, altermondialistler, göçmenler, işsizler, sanayi işçileri, sendikal örgütlerinin ve partilerin üyeleriyiz vs. Biz kendi mücadele ve gücümüzü birleştirmeye çalışan, bununla da devlet-millet sınırlarını aşmak isteyen insanlarız.


Bununla birlikte, biz tek Avrupa hareketi kurmak, tüm çeşitlilikleri birleştirmek istiyoruz. Biz amansız ve acımasız ekonominin hükümranlığına son koyabilecek, dayanışmayı ve demokrasiyi “aşağıdan” kurmaya başlayabilecek birlik oluşturmak istiyoruz. Bloccupy ve Frankfurt’taki gösteriler bu yoldaki sadece ilk adımdır.